Hakkımda

Yerleştiğimiz , kendimizi bir arada yaşamak zorunda hissettiğimiz , kuralları ve kuralsızlıkları ile boğuştuğumuz , bu kuralları kimlerin koyduğunu ve koruduğunu , kimlerin neden yanında veya karşısında olduğunu tarihler boyunca tartıştığımız ve tartışacak olduğumuz bize ait veya bizimle ilgili olan herşeyi , yeşerttiğimiz veya  gömdüğümüz umutlarımızı , kaçışlarımızı , yanı başımızda yaşanan dramlara seyirci kalışımızı , bir arada ama birbirimize yabancılaştığımız , bize sorulmadan bizim adımıza alınan kararlarla , birbirimizden habersiz ve duyarsız geçen hayatlarımızı sorgulama zamanıdır artık ..

Günümüzde bulunduğu yaşam alanlarında yaşayıp , her an bu yaşam alanlarının sorunları ile yüzyüze kalanlar , bu sorunların cefasını çekenler , yaşam alanlarının bu günü ve geleceği hakkında söz ve karar hakkına ve araçlarına sahip olmadıkları kesin ..

Toplumun çok büyük bir kesimi bu gidişattan rahatsız ,”birşey yapmalı” diyor,ama “nasıl?” sorusuna yanıtlar farklı ..

İşte bu soruya bizim yanıtımız şu:
Herkes kendi kendinin sesi olmalı , başkalarının bizimle ilgili konularda , bizim adımıza fütursuzca kararlar alıp , bizleri bu kararlara uymaya zorlamalarına  razı olmamalı , demokrasiyi evlerimizde , mahallelerimizde ve giderek kentlerimizde günün her saatinde hayat geçirmeliyiz . Yani yaşadığımız alanların yönetiminde söz ve karar hakkımızı kullanmalı ve bunun için mücadele etmeliyiz.

Demek ki yeni bir anlayışa ihtiyacımız var ..
Hangi alanda veya hangi konuda olursa olsun o alan ya da konunun sahiplerinin diyeceklerine kulak verilmesi gerekmekte .. Bu kulak verişi sağlamak için de neden bir yerleşimde iki yaşam , iki ayrı görüntü olduğunu,önceliklerin neler olması gerektiğini ve neden dile getirilen bu zorunlulukların , olanaksızlıkların ve kıt kaynakların yalnızca emeği ile geçinen , dar gelirli geniş toplum kesiminin yaşamını etkilediğini , iktidar sahiplerine  , imtiyazlılara , çeşitli sermaye gruplarına , mafya ve rantiyecilere neleri feda ettiğimizi ve herşeye rağmen daha fazla zaman yitirmeden korumamız gereken doğal kaynaklarımızı , tarihsel varlıklarımızı,geliştirmemiz gereken kültür ve sanatımızı hangi yollarla , hayatımızla bütünleştirebileceğimizi sorgulayıp , saptamamız gerek . O halde acilen “ne yapalım , hayat böyledir ”diye söylenmeden , işin kolayına kaçmadan , kendi gerekliliklerimizi biran evvel ortaya koymak zorundayız . Çünkü hiçbir egemenlik alanı insanın kendisinden daha değerli olamaz . Yaşanan sorunlar , ancak halkın kendi kendisinin sesi olmasıyla , söz ve karar süreçlerinde bizzat yer almasıyla ,uygulamaları denetlemesiyle aşılacilecektir . Sorun böyle özgürlükçü ve demokratik bir işleyişten çıkarları zarar görecek olanların ellerindeki olanaklardan kolayca vazgeçmeyeceklerindedir . O halde “ne yapmalı,nasıl yapmalı” diyerek çok vakit kaybetmeden , yaşam alanlarımızı savunma yolunda acilen adımlar atmaya başlamamızın zamanıdır .

İşte biz de Bartın’da yaşayan küçücük bir grup insan bu çabaya bir ucundan başladık ve karınca kararınca yıllardır sürdürmekteyiz . Ve bu sitede bu çabalar sırasında yaşananların bir özeti sevgili dostlar .. Bu site “birşey yapmalı “ diyerek yola çıkanların yaşamının özeti de aynı zamanda ..